|
|
|
JET LAG KABUSU

Söze
başlarken, Jet Lag’in uzun uçak yolculukları
sonrasında, insan vücudunda oluşan bir ritim
bozukluğu olduğunu belirtelim. ‘Circadian
ritim’, uyuma zamanının gün ışığıyla ilişkisinden
kaynaklanan ritim anlamına geliyor ve bu ritmin
etkilenmesi sonucunda da Jet Lag ortaya çıkıyor.
Örneğin,
İstanbul’dan New York’a uçacaksınız... Öğlen
İstanbul’dan havalanıyorsunuz ve yaklaşık
11 saatlik bir yolculuktan sonra, yine güneş
ışığının yoğun olduğu öğleden sonra saat dörtte
New York’a iniyorsunuz. Bu durumda, ‘circadian
ritminiz’ pratik olarak geri kalacak ve kendini
İstanbul saatine göre ayarlayacaktır, yani
gece saat on bire göre... Vücut kendisini
karanlık bir ortama hazırlamışken gün ışığı
ile karşılaştığında, bio ritminde bir dengesizlik
yaşanacak ve sonuç olarak da Jet Lag oluşacaktır.
Elbette,
Jet Lag duygusunu etkileyen başka faktörler
de var. Saatlerce hareketsiz kalma, kabin
içindeki havalandırmadan dolayı boğazınızın
kuruması ve rahat olmayan bir koltukta çevrenizde
birçok yabancı olduğu halde uyumaya çalışmanız....
Ancak, biraz çaba ile ve birçok havayolu şirketinin
uygulamaya koyduğu önerileri uygulamanız halinde,
Jet Lag’in olumsuz etkilerini en aza indirmeniz
mümkün.
Uyum
Sağlama
Jet
Lag’in etkisini azaltmanın en kesin yollarından
birincisi, vücut saatinizi (circadian ritminizi)
gideceğiniz yerin saatine göre ayarlamaktır.
Eğer doğu yönüne seyahat edecekseniz, birkaç
gece erken uyuyup vücut saatinizi sizden daha
ileride olan gideceğiniz yerin saatiyle uyumlu
hale getirin. Aynı şekilde, batıya doğru gidecekseniz,
circadian ritminizi etkileyebilecek şiddetli
gün ışığının etkisini azaltmak için, seyahatinizin
birkaç gece öncesinden itibaren geç uyumaya
kendinizi alıştırın. Her iki durumda da, uçağın
kalkışından hemen sonra saatinizi gittiğiniz
zaman dilimine göre ayarlayın. Bu, ‘circadian
ritminizi’ uyumlu hale getirmek için faydalı
bir psikolojik etki yaratacaktır.
Jet
Lag, dikkatli bir uçuş saati seçimiyle de
azaltılabilir. Eğer batıya doğru dört veya
daha fazla zaman dilimi uçacaksanız, gideceğiniz
yere akşamüstü vararak yeni koşullara daha
kolay adapte olabilirsiniz. Aynı şekilde,
doğu yönüne gidecekseniz, buraya gün ortasında
ışık güçlüyken ulaşmayı tercih etmelisiniz.
Ayrıca uzun uçuşlar sırasında göz maskesi
kullanmak da Jet Lag'in etkilerini azaltmak
için iyi bir yöntem olarak önerilebilir.
Günümüzde
bazı havayolu şirketleri, yolcuların vücut saatlerini
daha kolay ayarlayabilmeleri için çeşitli hizmetler
veriyorlar. Bu hizmetler, hem havaalanında
hem de uçuş esnasında sunuluyor. Örneğin,
bekleme salonlarındaki uyuma odaları ve uçaklarda
yolcuların daha rahat uyuyabilmeleri için tasarlanmış,
tam bir yatağa dönüşebilen koltuklar bunlardan
bazıları...
Birçok
havayolu şirketi, bilet sınıflarına göre yolcuları
canlandıracak veya rahatlatacak yemekler ve
ferahlatıcı kitler de sunuyor.
"İdeal
performans yemekleri" adı altında sunulan
yemekler bol miktarda protein ve
karbonhidrat içeriyor. Protein, dikkat
açıcı önemli bir salgı olan dopamin üretimi,
karbonhidrat ise rahatlatıcı bir salgı olan
seretonin üretimi için kullanılıyor.
Ferahlatıcı kitler ise cildi klimanın zararlı
etkilerinden koruyacak nemlendiricilerin yanı
sıra canlandırıcı ve rahatlatıcı aromaterapik
ürünleri de içeriyor. Hatta, “Virgin Atlantic”
gibi uçuş esnasında masaj servisi veren havayolu
şirketleri bile var...
Son olarak yeme içme konusunda bazı bildik kuralları
uygulamanın akıllıca olacağını hatırlatalım.
Su gereksiniminizi karşılamak için, uçuştan
önce, uçuş esnasında ve uçuştan sonra bol su
tüketimi, rahatlamak için ise az miktarda alkol
alınması ve ağır bir yemekten kaçınılması faydalı
olacaktır.
Tüm bu tavsiyeler, vücut saatinizi binlerce
kilometre geride bıraktığınızı düşündüren o
garip duygudan biraz olsun kurtulabilmeniz içindi.
Jet Lag'siz uçuşlar dileğiyle...
|
|